Geçen hafta ki yazımız da travma ile ilgili bilgilendirme yapmıştım, şimdi de bana göre mucize bir yöntem olan travma terapisi olarak da bilinen EMDR terapisinden bahsedeceğim.

İnsan beyni bir bilgisayar gibi, dosyaları hatalı kapatırsanız, sürekli size uyarı veriyor. Yeni işlem yapamıyor ya da çok yavaş yapıyor. İşte bu yöntemi de hatalı kapatılan dosyalara geri dönüp, gözden geçirip, düzenleyip doğru bir şekilde kapatma gibi düşünebiliriz.

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) Türkçe’ye çevirisi Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelen bir psikoterapi yönteminin adıdır.

EMDR altyapısını oluşturan Adaptif Bilgi İşleme Modeline göre; beyin, her yeni deneyim aracılığı ile kendisine gelen bilgiyi işler ve kullanılabilir hale getirir. Duygu, düşünce, duyum, imge, ses, koku gibi bilgiler işlenip ilişkili anı ağlarına bağlanarak bütünleşir. Böylece o deneyimle ilgili öğrenme gerçekleşir. Edindiğimiz bilgiler gelecekte tepkilerimizi uygun bir şekilde yönlendirmek üzere depolanmış olur.

Bu sistem olağan çalıştığında ruh sağlığını ve insan gelişimini öğrenme yoluyla desteklediği için adaptif, uyumlu bir mekanizma olarak kabul edilmektedir.
Travmatik veya çok fazla rahatsız eden olaylar yaşandığında araştırmalar sonucu, bu sistemin bozulabildiği görülmüştür. Yeni karşılaşılan olay mevcut anı ağına uyum sağlayamaz, deneyimi anlamlandırabilmek için anı ağlarındaki kullanılabilir bilgilerle bağlantı kurulamaz ve akıl sağlığına uygun sonuçlar çıkarılamaz. Bunun sonucunda da öğrenme gerçekleşmez. Duygular, düşünceler, imgeler, sesler, beden duyumları yaşandığı haliyle depolanır. Bu nedenle bugün yaşanan bazı durumlar, beynimizin bir yerinde öylece kalmış, işlenmemiş anıları tetiklerse, kişi o anının bir kısmını ya da bütününü yeniden yaşar gibi etkilenir.

 Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inançları (örn: Ben aptalım), olumsuz duygusal tepkileri (başaramamaktan korkma) ve olumsuz somatik tepkileri (sınavdan önceki gece karın ağrısı) problemin kendisi değil, bugünkü dışavurumlarıdır. Bu olumsuz inanç ve duygulara yol açan işlenmemiş anılar şimdiki zamandaki farklı olaylar tarafından tetiklenmektedir.

Doğal afetler, büyük kazalar, kayıplar, savaş, taciz, tecavüz gibi önemli travmaların yanında, başta çocukluk çağı olmak üzere her yaşta yaşanan ve etkisi travmatik olan her tür yaşantı; günlük hayatta aile, okul, iş çevresinde yaşanan olumsuz olaylar, şiddete maruz kalmalar, aşağılanmalar, reddedilmeler, ihmal ve başarısızlıklar işlenememiş anılar arasında yer alabilirler.

EMDR, bu tür işlenmemiş, olduğu gibi kalmış anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapi yöntemidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, yani öğrenmenin sağlanarak bilginin kullanılabilir bir şekilde depolanması mümkün olur. Danışan mahsur kaldığı düşünceden rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir bakış açısıyla görmesine yardımcı olabilmektedir.

EMDR terapisi ile sadece dışa vurulan tepkiler ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirmektedir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner164

banner167

Alanya Gazetesi Alexa