Düşünsenize doğduğunuz andan itibaren aileniz sizi adeta sevgi ile boğuyor. Onlardan öyle aşırı bir sevgi yükleniyorsunuz ki sanki onlar olmadan bir adım atacak kadar bile hiç bir şey yapamıyorsunuz.

   Zaman geçiyor...

   Kendi başınıza hiç bir karar veremez olmuşsunuz, her şeyi ailenize danışıyorsunuz. 

    Zaman geçiyor...

    Büyüyorsunuz, büyüdükçe sürekli bir danışmana ihtiyaç duyuyorsunuz. Sonra bir bakmışsınız, onlar yok, şimdi de her işinizde mutlaka birisine soruyorsunuz. 

    Öyle bir zaman geçiyor ki...

    Onları tamamen hayattınızdan kaybedince kendinizi yalnız, kimsesiz ve çaresiz hissediyorsunuz. Danışacağınız birisi bulamayınca şaşkın şaşkın dolaşıyor, hatta gizli gizli ağlıyorsunuzdur bile...

    Hayır böyle değil işte. Atacağınız adımda işiniz her ne olursa olsun, insanların fikirlerini alın; ancak son olarak kararlarınız size ait olsun. Unutmayın sizin en iyi dostunuz şüphesiz, en iyi kararı verecek olanda sizsiniz.

    Her zaman iç sesinize kulak verin ve dinleyin.

    Ne diyorsa onu yapın. 

    Gerekirse vurun masaya elinizi, yanlış da olsa size ait bir karar olsun

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Mustafa Cakmak 1 ay önce

İnsan, Adem A.S dan buyana günahkâr bir kul olmakla birlikte, ilk günahın bir kadınla ortaya çıktığını zaten kabul etmiştir. Elbet de Yüce yaratan işleri bu şekilde hazırlarken, bütün kitaplarında hep iyi bir kul olmamız için kuralları açık açık yazdirmistir ve üstüne Af dilemek isteyen kullarinin yararlanması için; tövbe adında bir sulh şeklini ifade eden bir anlaşma biçimi ortaya koymuştur. Tövbe eden insan sadece fiziksel aktivitelerinden vazgeçme birlikte, zihinsel çalışmalarının devam ettiğini de söylememe gerek vardir Hülya Hanım.

Tum bunlar üstün koru bir şekilde oluşur gider. Kimileri günah işler, kimileri tövbe eder.

Sonra insan büyüdüğü konusunda artik bir fikre sahip olmaya başlar. Eğer orta da bir başarısızlık durumu söz konusu ise, Aile kavramları ile Ritüel konsente konularını düşünür ve üstün koru bir sınav ile başbaşa kalır.
Su yüce kitap Kuran, zaten sanat işi ehli insanların fikirlerinin hep bir yıkimdan geldiğini fısıldar. Sanat, muhalefet etmek anlamının başka araçlar kullanarak ortaya konulması ve daha fazla insana ulaşmak için şeytanla çalışmak anlamına da gelebilir!

Kim bilir!

Belki insan ve sanat arasında bir sorgulama alanına dahil olmak; yaziniz da bahsini ettiğiniz Aile kavramında gerçekleşir.

Hülya Hanım; önceki yazilarinizada soyke bir göz atmak zorunda kaldım. Bence sizde bazı işler yolunda gitmiyor. Kisisel gelişim ile alakalı bir eğitimden geçtiğiniz konusunda endişeli olmakla birlikte, yazilarinizda okuyucunun hayat bulması adına pek fazla bir alan da bulamadım.

Siz kendiniz konusunda ne kadar kararlisinizda, okuyucu ya kararlı olmaları konusunu irdeliyor sunuz?

Lütfen, bir sonraki yazınızda 'eğer yazarsanız' cevabını bekliyorum.

Sizi biraz eleştirmek istedim. Bir okuyucu olarak buna hakkimin olduğunu düşünmekle birlikte, sıze esenlikler diliyorum.

banner56

banner142

banner73

banner141

banner57

banner74